Kolon Kanseri

Kolon Kanseri

FAST FOOD KOLON KANSERİNİ TETİKLİYOR

İleri yaşta görülme sıklığı geç yaştakilere göre 10 kat artış gösteren kolon ve rektum kanseri, en çok beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak gelişiyor.
Dünyada, fast food tarzı beslenmenin yaygın olduğu ülkelerde özellikle hamburger tüketimi kalınbağırsak hareketlerinde bozulmalara yol açıyor. Türkiye’de de en çok tüketilen yiyecekler arasındaki hamburger ve pideler ise yanında tüketilen salatalar sayesinde aynı tehlikeyi oluşturmuyor.
Kolon ve rektum kanserinde bağırsakta oluşan poliplerin de etkisi çok yüksek. Poliplerin % 85 oranında etkisinin bulunduğu kolon kanserinden korunmak için ise 50 yaşından sonra 5 yılda bir kolonoskopi yaptırmak şart.
Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdullah İğci, kolon ve rektum kanserlerin nedenleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Kolon ve rektum kanserlerinin oluşum nedenleri nedir?

Beslenme alışkanlıkları
Modern dünyanın en büyük sorunlarından biri olan kolon ve rektum kanserlerinin özellikle fast food tüketiminin yaygın olduğu ABD ve Avrupa ülkelerinde görülme sıklığı oldukça yüksektir. Posasız gıdalar nedeniyle kabızlık şikayetlerinin oluşmasıyla ve dışkının uzun süre bağırsak içinde kalması o bölgede kanserleşmeye neden olmaktadır. Şarküteri ürünleri, salamuralar, tütsülenmiş etler, mangal türü yiyecekler, kızartmalar bağırsak fonksiyonlarının bozulmasına yol açarak kabızlık yapan en önemli yiyecek gruplarıdır.

İleri yaş
Kolon kanseri riski yaşla birlikte artar. 60 yaşın üzerindeki hastaların kolon ve rektum kanserlerine yakalanma oranı, 40 yaş altındaki kişilere göre 10 kat daha fazladır.

Ailesel öykü
Ailesinde kolon ve rektum kanserleri olmayan kişilerin bu hastalığa yakalanmayacağını düşünmesi kesinlikle yanlıştır. Çünkü kolorektal kanserlerin yalnızca % 15-16’sı ailesinde olanlarda görülmektedir. Geri kalan % 85’lik oran, ailesinde kanser olmayanlarda ortaya çıkmaktadır. “Ailemde yok, bende de olmaz” düşüncesine kapılmamak gerekir.

Polip varlığı
Kanserlerin % 85’i poliplerden gelişmektedir. Bazı poliplerin sonu % 100 kansere dönüşmekte, bazıları ise kanserleşmeden yıllarca bağırsakta kalabilmektedir. Kalınbağırsak kanserlerinin yalnızca % 15’i mukozadan çıkarak kanser yapabilir. Bu nedenle düzenli kolonoskopi yaptıran kişilerde bağırsakta polipin varlığı tespit edildiğinde kanserleşmeden alınması mümkün olabilir.

Kolon kanserinin belirtileri nelerdir?

Dışkılama alışkanlığındaki değişiklikler
• Kolon ve rektum kanserinin en önemli belirtisi dışkılamada alışkanlığındaki değişikliklerdir.
• Kabızlık hastalıkta önemli bir belirtidir.
• Anüsten ve büyük abdestten kan gelmesi de önemli bir faktördür ve aksi ispatlanana kadar o sorunu kanser gibi düşünmek ve o şekilde araştırma yapmak gerekir.
• Büyük abdestin çapı da belirleyici bir faktördür. Her zaman normal bir kalınlıkta gelen büyük abdestin incelmesi önemli bir belirtidir.
• Sürekli ishal ve kabız olmak, kolon kanseri açısından hastanın değerlendirilmesini gerektirir.
• Büyük abdestte yumurta akı gibi salgının gelmesi de önemli bir bulgudur.
• Kanserin ilerlediği ve bağırsağı tıkadığı durumlarda ise karında şişlik ve ağrı oluşmaktadır.
Bu tür şikayetleri olan kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurması erken tanı için oldukça önemlidir.

Kolon ve rektum kanserlerinde en belirleyici tanı yöntemleri hangileridir?
Kolon ve rektum kanserlerinin tanısını belirleyici altın standart, kolonoskopidir. Bunun yanında kapsül endoskopi, sanal kolonoskopi ve çift kontrastlı kalınbağırsak filmleri de hastalığın tanısının konulmasında yardımcıdır.

Kolonoskopinin yerini tutabilir mi?
Kapsül endoskopisinde; hastaya iki santimetre çapında bir video kayıt cihazı yutturulur. Cihaz, mideden itibaren tüm sindirim sistemi yollarını inceleyerek kayıt yapar ve büyük abdest ile cihaz atıldığında da oradaki kayıtlar incelenir. Ancak bu sistemde çok belirleyici lezyonların dışında detayların gözden kaçması ve yanlış değerlendirme riskli bulunmaktadır. Bu yöntem daha çok kanama şikayeti olan ancak nedeni bulunamayan hastaları taramak için kullanılmaktadır. Sanal kolonoskopide ise; bağırsak temizliği yapılarak hasta tomografi cihazına yatırılır ve makatından hava verilerek kalınbağırsakları şişirilir. Sonra karnının kesitleri alınarak kalınbağırsak değerlendirmesi yapılır. Ancak oldukça zahmetli olan bu işlem sonrası eğer hastada bir polip tespit edilirse, o zaman da klasik kolonoskopi yapılması gerekir. O nedenle kolon ve rektum kanserinin erken tanısı ve polip tedavisi açısından klasik kolonoskapi en uygun tarama yöntemidir.

Kolonoskopi hangi periyotlarla yapılmalıdır?
Kişinin ailesinde 50 yaşından erken kalınbağırsak kanseri vakası varsa, 40 yaşından itibaren kolonoskopi yaptırması gerekir. Kolonoskopinin 5 yılda bir kez tekrarlanması çok önemlidir. Bunun yanında yılda bir kez dışkıda gizli kan bakılması da kanserin belirleyiciliği ve erken tanısı için çok önemlidir. Eğer kişinin ailesinde kalınbağırsak kanseri yoksa 50 yaşından itibaren düzenli olarak 5 yılda bir kolonoskopi yaptırması uygun olur.

Kolonoskopi sanıldığı gibi ağrılı bir işlem midir?
Klasik kolonoskopi, polip ya da kanser varlığının tanısının konulmasını sağladığı gibi, eğer hastada polip varsa onu tedavi edici ve kanser oluşumunu engelleyici özelliğe de sahiptir. 5 yılda bir kez bunu yaptırmak hasta için zor olmamalıdır. Çünkü kolonoskopi artık damardan iğne ile hastanın rahatlaması sağlanarak yapılan, sedasyon ve ağrı kesicilerle daha tolere edilebilir hale getirilmiş bir işlemdir.

Kolon ve rektum konserinin tedavisi nasıl yapılır?
Kolon kanserinde hastanın tek ve en etkili tedavi şansı cerrahidir. Cerrahi ile kanser ne kadar etkili ve efektif olarak çıkarılmışsa, hasta o kadar uzun süre yaşar. Eğer bölge tam olarak temizlenemezse, kanserin tekrarlama riski yüksektir. Ameliyatta, bağırsağın kanserli bölümü çıkarılmakta ve alınan bölüm diğer kısım ile birleştirilmektedir. Ameliyat sonrası bağırsak boyunun kısalması, hasta için bir sorun teşkil etmez. Son yıllarda bu ameliyatlar laparoskopik yani kapalı yöntemle hastanın karnı kesilmeden yapılmaktadır. Karna açılan deliklerden girilerek kanserli bölge alınıp bağırsak uçları birbirine dikilmektedir. Bazı hastaların kanser nedeniyle kalınbağırsağının tümü alınabilir. Böyle bir durumda hasta normal yaşantısını sadece incebağırsağı ile herhangi bir sorun yaşamadan devam ettirebilir.

Kolon ve rektum kanserinden korunmak için ne gibi önlemler alınmalıdır?
Kişilerin mutlaka tuvalet alışkanlığı kazanması gerekir. Eğer her gün bu alışkanlık kazanılırsa, bağırsaklar gerekli uyarıyı yapar ve kişiyle tuvalete gitmesi için uyarır. Örneğin; her gün sabah kahvaltıdan sonra ya da kalkar kalkmaz büyük abdest yapmak, böyle bir alışkanlığa sahip olmak, gelecekte çok büyük bir avantaj sağlamaktadır. Düzenli tuvalet alışkanlığı kabızlık riskini ortadan kaldırır. Kabız olmamak da bağırsak kanseri açısından koruyucu bir etki yapmaktadır.
Düzenli tuvalet alışkanlığının kalınbağırsak kanserinin erken tanısı için de önemi büyüktür. Çünkü düzenli dışkılama alışkanlığı olan bireyler kendilerinde meydana gelen değişiklikleri erken dönemde fark ederek, doktora başvurabilir. Kişinin dışkılama alışkanlıkları düzensizse, var olan kanseri erken dönemde fark etme şansı düşüktür.

Kolon ve rektum kanserlerinden korunmak için nelere dikkat etmelidir?
• Kalınbağırsak kanserinden korunmak için posalı gıdalar tercih edilmeli ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları benimsenmelidir. Fast food türü yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
• D vitamini kullanılması kolon kanserinden koruyucudur.
• Kalsiyum ve Selenyum gibi bazı vitaminler dışarıdan alındığında kalınbağırsak kanserinden koruma özelliğine sahiptir.
• Süt, yoğurt ve peynir gibi kalsiyum içerikli besinler kalınbağırsak kanserinden koruyucudur. Bu yiyecekler; vücuttaki safra asitleri gibi asitleri bağlayarak kalınbağırsak mukozasını korumaktadır.
• Çok kilo almak kalınbağırsak kanseri için risktir.
• Sigara her kanser üzerinde etkili olduğu gibi kalınbağırsak kanseri için de bir risk faktörüdür.
• Alkol tek başına kalınbağırsak kanseri üzerinde etkili değildir. Ancak alkolle birlikte çok sigara içimi ve kilo alımı dolaylı olarak kanser yapıcı etkiye sahiptir.
• Kırmızı et azaltılmalı, beyaz et tercih edilmeli ve yeşil sebze ağırlıklı beslenilmelidir.
• Mangallarda ve kızartmalarda yağ asitleri parçalanarak toksik ve kanserojen bir etki yapar. Bunun için mangal yerine ızgara tarzı yiyecekler tercih edilmeli; kızartma ve tütsülemiş yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Kızartma tüketilecekse, evde tek kullanımlık yağda kızartılmalı, yağ ikince kez kullanılmamalıdır.

cheap jordans|wholesale air max|wholesale jordans|wholesale jewelry