MEME KANSERİ İLE İLGİLİ EN SIK SORULAN SORULAR
MEME KANSERİ İLE İLGİLİ EN SIK SORULAN SORULAR
Meme kanseri yaşla birlikte artış gösterdiğinden, 40 yaşından sonra her kadının yılda bir kez düzenli olarak meme muayenesi ve mamografi yaptırması gerekir. Meme kanseri erken tanı ile tamamen tedavi edilebilir. Bu nedenle her ay kendi kendine meme kontrolü erken teşhis açısından hayati önem taşımaktadır.
Meme kanseri konusunda yeterli ve doğru bilgiye sahip olmak da tedavide başarı şansını artıran önemli bir faktördür. İşte meme kanserini tanımaya yönelik, en çok merak edilen sorular ve yanıtları…
Memede ele gelen her kitle kanser midir?
Memede ele gelen kitlelerin % 90’nından fazlası kanser değildir. Bunlar genellikle meme içinde büyüyen kistler, iyi huylu bu tümörler olabilir veya memenin kendi dokusu kitle gibi bir hal alabilir. Daha çok regl öncesinde meme içyapısı çok yoğun olduğundan, bu dönemde yapılan meme kontrolleri kitle varlığı düşüncesi oluşturabilir.
Fibrokistler kansere dönüşür mü?
Fibrokistler meme içindeki fizyolojik değişimlerdir ve hastalık kabul edilmemektedir. Bu nedenle kanser dönüşme riskleri de yoktur. Fibrokistik yapıların varlığı sırasında memede kanser gelişebilir ancak sebep bu yapılar değildir. Stres, üzüntü ve sıkıntı durumlarında fibrokistlerin sayısı artar ve gerginliğe yol açar. Kafein kullanımı, tuzlu, yağlı yiyecekler de bu gerginliği tetikler. Fibrokistlerin artışı memede ağrıya neden olur.
Fibroadenom kanserleşir mi?
Fibroadenom, iyi huylu bir tümördür. Çevresine kapsülü vardır ve çevreye yayılması mümkün değildir. Bunda meme kanseri oluşma riski, normal meme dokusundan kanser gelişme riski kadardır. Çapı arttıkça riski % 1-2 oranında artar. Fibroadenom, soya tüketimi ve doğum kontrol hapı kullanımı nedeniyle bir miktar büyüyebilir ancak kanser yapıcı bir etkisinin olduğu söylenemez.
Meme kanserinde en önemli risk faktörleri nedir? Meme kanserinde en büyük risk faktörü kadın olmaktır. Kadın cinsiyeti 100 kat artmış riski ifade eder. Menopozdaki kadınlarda risk daha da yüksektir. Östrojen hormonuna maruz kalınan sürede artış olması, meme kanseri gelişme riskini artırır. Göğüs bölgesine radyoterapi yapılması ve özellikle 15 yaşından önce tedavi görmüş olmak önemli bir risk faktörüdür. Yağ içeriği yüksek yiyeceklerin uzun süreli tüketimi ve her gün 1-2 kadeh alkol tüketimi meme kanserinin artışında etkilidir.
Kendi kendine meme muayenesi için en uygun zaman hangisi?
Kadınlar kendi kendine meme muayenesine 20 yaşından sonra başlamalıdır. 20 yaş ve altındaki genç kadınlarda meme kanseri riski düşük olduğundan kafa karıştırıcı ve paniğe yol açıcı etkisi nedeniyle, kendi kendini meme kontrolü önerilmemektedir. Meme muayenesi yapmak için en ideal zaman, adet döneminin bitiminden 4-5 gün sonraki dönemdir.
İlk mamografi ve meme ultrasonu ne zaman yapılmalı?
Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunanlar özellikle genetik meme kanserleri riski altında olanlar 26 ve ailesel meme kanserine yakalanma oranı yüksek gruplar 32-34 yaşlarında bir kez, sonraki yıllarda 40 yaşına kadar 1-2 yılda bir mamografi yaptırabilir. 40 yaşından sonra ise her yıl düzenli olarak mamografi yaptırılmalıdır.
Mamografinin kanser oluşumuna etkisi var mı?
Geçmişte, hastaların yüksek doz radyasyona maruz kaldığı düşünülen mamografilerde bile 30 yıllık hasta takiplerinde, alınan radyasyonun vücut için önemli seviyede bir tehlikesi bulunmadığı ispat edilmiştir. Günümüzde kullanılan dijital mamografi teknolojisi, geçmişe göre 10 kat daha az radyasyon içermektedir. Kişinin düzenli mamografi çektirirken dikkat etmesi gereken en önemli ayrıntı, cihazın kaliteli ve sağlıklı bir görüntü vermesidir. Çünkü yetersiz ve kalitesiz görüntü, memedeki çok önemli bir tümörün atlanmasına neden olabilir. Meme kanserinin erken tanısında çok önemli bir payı olan mamografik bulgular iyi kalitede filmlerle daha net bir şekilde seçilmektedir. Hatta meme dokusundaki değişimler kanserleşmeden önce dijital mamografiler sayesinde yakalanabilir.
Günümüzde meme kanserindeki cerrahi yaklaşım nedir?
Meme kanseri ameliyatlarında günümüzde, hasta tıbbi açıdan uygunsa ve risk faktörü yoksa meme koruyucu cerrahi uygulanmaktadır. Hastanın memesinin alınması durumunda ise ikinci yıldan sonra bazı risk faktörleri ortadan kalktığında yeni meme yapılabilmektedir. Çünkü meme kanseri nedeniyle memenin kaybedilmemesi ya da daha sonra yeniden bir memeye sahip olunması hastayı psikolojik açıdan rahatlatarak, sosyal yaşama adaptasyonunu daha kolay sağlamasına yardımcı olmakta ve tedavi başarısını artırmaktadır. Son yıllarda, memesi alınmak zorunda olan hastalara deri koruyucu mastektomi ve hemen ardından da rekonstrüksiyon yapılmaktadır.
Genç hastalarda meme korunur yaşlı hastalarda meme alınır mı?
Tıbbi olarak böyle bir görüş kesinlikle doğru değildir. Meme, her yaşta kadın için önemli bir objedir. Yaşlı hastaların memesi alınacak diye bir kural ya da böyle bir anlayış yoktur. Uygunsa tümörünün evresi, şekli, biçimi ve yaygınlığına bakılarak 70-80 yaşındaki bir kadının memesi de korunabilir.
Meme koruyucu cerrahi yapılabilme kriterleri nedir?
Hastanın memesinin alınmasını istememesi ve meme koruyucu cerrahiyi tercih etmesi gereklidir. Bu hastanın en temel hakkı ve tercihidir. Bu durumda doktorun öncelikli olarak meme koruyucu cerrahiyi düşünmesi gerekir. Kanserin bir bölgede olması gerekir. Memedeki tümörün de çok büyük olmaması, meme büyüklüğü ile kanserin orantısının bulunması gerekir. Kanser büyük meme küçükse memenin tümü alınmalıdır. Koltuk altı metastazları meme koruyucu cerrahi yapılmasını engellemez.
Meme hangi durumlarda mutlaka alınır?
Meme içinde yaygın tümörleri bulunan, memenin birçok noktasında aynı anda başlamış kanseri olan hastalarda meme koruyucu cerrahiler yapmak mümkün değildir. Bu durumda memenin mutlaka alınması gerekir. Hastanın mamografisinde yaygın ve kötü kireçlenmeleri varsa meme kanserinin birçok odakta başlamasına neden olacağı düşünülüyorsa, bu hastaların memesinin alınması planlanmalıdır. Daha önce göğüs duvarına radyoterapi yapılan hastalarda, meme koruyucu ameliyat sonrası yeniden radyoterapi yapılması gerektiği için, bu hastalara mastektomi uygulanmalıdır.
MEME KORUYUCU CERRAHİ HER YAŞTA UYGULANABİLİR
MEME KORUYUCU CERRAHİ HER YAŞTA UYGULANABİLİR
Meme kanseri ameliyatları sonrası hastada büyük bir travmaya neden olan organ kaybı, meme koruyucu ameliyatlarla engellenebilir. Meme koruyucu cerrahi yapılamayan hastalara uygulanan meme protezi, sosyal yaşama adaptasyon ve tedavi sürecine olumlu etki sağlar.
Memede her kitle kanser değildir
Memede ele gelen kitlelerin % 90’nından fazlası kanser değildir. Bunlar; genellikle meme içinde büyüyen fibrokistlerdir. Ele gelen bu yapılar hastalar tarafından tümör olarak düşünülür. İyi huylu tümörler büyüyebilir, memenin kendisi kitle gibi bir hal alabilir. Daha çok regl öncesi dönemde meme içyapısı çok yoğun olduğu için o dönemde özellikle bu dönemde meme kontrolü yapan kişiler, memesinde kitle var olduğu düşüncesi ile endişelenebilir.
Kendi kendine muayene 20 yaşından sonra yapılmalı
20 yaşından sonra kadınların kendi kendine meme muayenesi yapması için bilinçlendirilmesi çok önemlidir. Meme muayenesi için en ideal zaman, adet döneminin bitiminden 4-5 gün sonrasıdır. Muayene ile birlikte düzenli tetkikler de meme kanserinde hayati önem taşımaktadır. Ailesinde hiç meme kanseri olmayanlar, ilk ultrasonografilerini 35 yaşından sonra yaptırmalıdır. Meme kanseri öyküsü olanlar ise 25-26 yaşından sonra yıllık rutin ultrason takibi altında olmalıdır. Genetik meme kanserlerinde ise ilk mamografi yaşı 26’dır. Ailesel meme kanseri riski altında olanlar 32-34 yaşlarından sonra mamografi ile takip edilmeli; risk gurubunda olmayan kişiler ise 35-40 yaş arasında bir kez mamografi ve ultrasonografi yaptırmalıdır. Bu, “Temel mamografi” olarak adlandırılır. Bu gruptaki kişilerin 40 yaşından sonra rutin mamografi taraması yapılması gerekir.
Meme taramasında mamografinin görüntü kalitesi önemli
Meme kanserinin erken tanısında kaliteli mamografi çok önemlidir. Düşük kalitede mamografilerde meme içindeki yoğunluk iyi ayırt edilemediği için, memedeki küçük bir sertlik de fark edilemez. Kanser atlanabilir ve hasta zorlaşan tedavi nedeniyle sıkıntı yaşayabilir. Bu nedenle meme kanserinin erken tanısı için rutin kontrollerde dijital mamografiler kullanılmalıdır. Bu teknoloji düşük radyasyon düzeyi ve görüntü kalitesi ile meme içindeki değişiklikleri ve değişim alanlarını çok iyi tespit edebilir. Bu değişimlerin kanserleşmeden hemen önceki hali, dijital mamografiler sayesinde yakalanabilir. Mamografide yeni teknolojilerin radyasyon oranı 10 kat daha azdır.
Meme koruyucu cerrahiyi önce hasta istemeli
Meme kanserinin öncelikli tedavisi olan ameliyatta; hasta memesinin alınmasını ya da meme koruyucu cerrahiyi öncelikle kendisi tercih etmelidir. Hastanın en temel hakkı olan bu durumda, doktorun öncelikli olarak meme koruyucu cerrahiyi düşünmesi uygun olur. Koruyucu meme cerrahisinin yapılabilmesi için herhangi bir yaş sınırlaması yoktur. İleri yaştaki uygun olan hastalar da bu şansa sahiptir. Ancak meme içinde yaygın tümörleri bulunan, memenin birçok noktasında aynı anda başlamış kanseri olan, mamografi sonucunda yaygın ve kötü kireçlenmeleri görülen ve kanserin birçok odakta başlayacağı düşünülen hastalarda, memenin alınması planlanmalıdır. Daha önce göğüs duvarına radyoterapi yapılan hastalarda da, meme koruyucu ameliyat sonrası yeniden radyoterapi yapılması gerektiğinden, mastektomi uygulanmalıdır. Koltuk altı metastazları ise meme koruyucu cerrahiye engel değildir.
Meme protezi tedavi sürecini olumlu etkiler
Meme kanseri ameliyatlarında, hasta tıbbi açıdan uygunsa ve risk faktörü yoksa meme koruyucu cerrahi tercih edilmektedir. Meme koruyucu cerrahi için tümörün evresi, şekli, biçimi ve yaygınlığına bakarak, çok ileri yaşta bir hastanın memesinin bile korunması mümkündür. Hastalara meme koruyucu cerrahi uygulanması mümkün değilse, daha sonra hastanın istediği doğrultusunda meme protezi yapılabilir. Bu işlemin, ameliyattan iki yıl sonra bazı risk faktörleri ortadan kalktığında uygulanması önerilmelidir. Meme protezi, hastanın sosyal yaşama adaptasyonunu sağlayarak, tedavi ve iyileşme sürecine katkıda bulunur. Hastayı psikolojik açıdan rahatlatır, kendisini daha güçlü hissetmesini sağlar, memesi alındığı için eşine karşı kendisini suçlu ya da eksik hisseden kadının kendine güvenini geri kazanmasına yardımcı olur.
MEME KANSERİ OLAN ERKEKLERE DÖVME İLE DOĞAL MEME YAPILIYOR
MEME KANSERİ OLAN ERKEKLERE DÖVME İLE DOĞAL MEME YAPILIYOR
Erkeklerde de kendi kendini muayene gerekir mi?
Erkeklerde meme kanseri riski çok düşük olduğu için rutin meme kontrolüne gerek yoktur. Ancak tüm insanlar kendi vücutlarını öğrenmelidir. Vücutlarını düzenli olarak kontrol eden kişiler, olabilecek değişiklikleri erken dönemde fark edebilir.
Meme kanseri babadan oğula ve kıza geçer
Ailede bir erkekte meme kanseri varsa diğer Ailesel ya da genetik meme kanserlerinde, o ailenin erkek bireyleri de önem kazanmaktadır. Onlarda da kanser olma ihtimali, ailesinde kanser öyküsü bulunmayan erkeklere göre artmaktadır. O ailenin erkek bireylerinin de kanser tarama programlarına dahil edilmesi gerekir. Eğer aile genetik olarak meme kanseri ailesi ise bir erkekte kanser görüldüğünde onun oğlunda da bu hastalığın ortaya çıkma riski çok yüksektir. Yani kanser babadan oğula geçer. Kanser olan babanın kızı da bu riski taşımaktadır. Genetik meme kanserlerinde hem erkek hem de kadın risk altındadır. Aynı şekilde erkekte meme kanseri varsa onun erkek ve kız kardeşleri de yüksek risk taşımaktadır. Meme kanserinin mutlaka anneden geçecek diye bir kuralı yoktur, babadan da meme kanseri geni kız çocuğa da geçebilir. Anne, teyze, hala, anneanne, kız kardeş bu risk faktörleri içindedir.
Anti östrojen tedavisi erkeklere de uygulanıyor
Meme kanseri erkeklerde de kadınlarda olduğu gibi mi tedavi ediliyor?
Erkeklerde meme kanseri, kadınlarda kullanılan yöntemlerle tedavi edilmektedir. Yani erkeklerdeki yöntemler kadınlardaki ile aynıdır. Erkekte ortaya çıkan bir meme kanseri, hastanın patoloji sonucuna göre o tümörün özellikleri göz önüne alınarak tedavi edilir. Östrojeni pozitif olan kadın meme kanserlerinde anti östrojen ilaçları verildiği gibi erkek meme kanserlerinde de östrojenleri pozitif olan hastalarda aynı ilaçlar kullanılmaktadır. Yani anti östrojen tedavisi erkeklerde de yapılır. Çünkü meme kanserine neden olan hormon östrojendir. Kemoterapi, radyoterapi ve endokrin tedavisi aynen kadınlardaki gibi uygulanmaktadır.
Erkek meme kanserlerinde meme koruyucu cerrahi yapılmıyor
Erkeklerde meme koruyucu tedavi yönünde talep var mı?
Erkeklerle kadınlara uygulanan meme kanseri tedavisinde tek fark, cerrahide erkekler için meme koruyucu tekniklerin kullanılmamasıdır. Erkeklerde kanser oluşumu tespit edildiğinde kanserli bölge ile birlikte meme ucu da alınmakta, o bölge düz bir şekil almaktadır. Meme başı ve ucunun alınması ile kanserde olası yayılmalar bu sayede önlenmektedir. Meme kanserli erkek hastalar çoğunlukla ileri yaş hastaları olduğu için kendisine meme başı yapılmasını tercih etmemektedir. Erkekler, kadınlar gibi estetik kaygı gütmedikleri için bu talepte çoğunlukla bulunmamaktadır.
Ameliyat sonrası dövme ile meme ucu
Ameliyat sonrası erkeklere meme başı yapılabilir mi?
Erkek meme kanserli hastalar eğer ameliyat sonrası o bölgeye meme başı yapılması yönünde bir talepte bulunursa bunu yerine getirmek mümkündür. Ameliyatlı olan bölgeye meme başı dövme ile yapılır. Vücudun farklı bölgelerinden alınan koyu renkli deriler o bölgeye monte edilir. Aynı zamanda tıp dilinde tatuaj olarak adlandırılan kalıcı dövme ile meme başı ve ucu da yapılarak, ameliyat öncesindeki gibi bir görüntü elde edilmeye çalışılır. Kadınlarda yapılan meme ucu ile orijinal görüntü elde etmek için de aynı yöntem uygulanır.
20 YAŞINDAN ÖNCE MEME MUAYENESİ KAFA KARIŞTIRIR
Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser tipidir. Kadınlardaki kanserlerin tümünün %33’ünden ve kanserle ilişkili ölümlerin %20’inden sorumludur. Kansere bağlı ölümlerde ise akciğer kanserinin arkasından 2. sırada gelmektedir.
Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdullah İğci, meme kanserinin teşhis ve tedavisine yönelik son gelişmeler ile meme kanserinin erkeklerde görülme riski ve tedavisi hakkında bilgi verdi.
Kadın olmak 100 kat riskli!
Meme kanserinde en önemli risk faktörleri nedir?
- Meme kanserinde en büyük risk faktörü kadın olmaktır. Kadın cinsiyeti 100 kat artmış riski ifade eder. Bir kadının hayat boyu meme kanserine yakalanma riski 8’de 1 olmasına rağmen, bu riskin büyük bölümü yaşın ilerlemesi ile ortaya çıkar.
- Menopozdaki kadınlarda risk daha da yüksektir. Çünkü östrojenin vücuttaki etkisi devam etmektedir ve genetik canlılık da sürmektedir.
- İlk adetin 12 yaşından önce görülmesi ve 55 yaşından sonra menopoza girme de yani östrojen hormonuna maruz kalınan sürede artış olması, meme kanseri gelişme riskini artırmaktadır.
- Göğüs bölgesine radyoterapi yapılması da meme kanseri riskini artırmaktadır. En büyük risk 15 yaşından önce tedavi görmüş olanlardadır. Çünkü 40 yaşına geldiklerinde meme kanserine yakalanma riski %35’e çıkmaktadır.
- Her gün 1-2 kadeh alkol tüketiminin meme kanserinin artışına etkisi bulunmaktadır.
- Yağ içeriği yüksek yiyeceklerin uzun süreli tüketimi de meme kanseri riskini artırmaktadır.
Kendi kendine meme muayenesi için en uygun zaman hangisi?
20 yaşından sonra kadınlara kendi kendine meme muayenesi yaptırmaları tavsiye edilmeli ve bu konuda bilinçlendirilmeleri gerekmektedir.
Meme kontrolü 20 yaşından önce yapılmamalı
20 yaş ve altındaki genç kadınlarda meme kanseri olma riski çok düşüktür. Bu nedenle 20 yaş altında kendi kendine meme muayenesi kafa karıştırarak kişiyi paniğe sevk edebilir. Meme kontrolü bu yaşta önerilmemektedir. Hastanın çok genç yaşta böylesine bir travma ve korku yaşamasına gerek yoktur. Çünkü 20 yaşın altında meme kanseri olma riski bulunmamaktadır.
İlk meme ultrasonu ne zaman yapılmalı?
Ailesinde hiç meme kanseri olmayanlar 35 yaşından sonra ilk ultrasonografilerini yaptırmalıdır. Ailesinde meme kanseri olanlarda ise 25-26 yaşından sonra yıllık rutin ultrason takipleri yapılmalıdır. Genetik meme kanserlerinde ise ilk mamografi yaşı 26’dır. Ailesel meme kanseri riski altında olanlar 32-34 yaşlarından sonra mamografi ile takip edilmelidir. Ailesinde meme kanseri olmayan ve meme kanseri geni taşımayan kişiler ise 35-40 yaş arasında bir kez mamografi ve ultrasonografi yaptırmalıdır. Bu, “Temel mamografi” olarak adlandırılır. Bu kişilerin 40 yaşından sonra rutin mamografi taraması yapılması gerekir.
Memede her kitle kanser midir?
Memede ele gelen kitlelerin % 90’nından fazlası kanser değildir. Bunlar; genellikle meme içinde büyüyen fibrokistlerdir. Ele gelen bu yapılar hastalar tarafından tümör zannedilmektedir. İyi huylu tümörler büyüyebilir, memenin kendisi kitle gibi bir hal alabilir. Daha çok regl öncesi dönemde meme içyapısı çok yoğun olduğu için o dönemde özellikle bu dönemde meme kontrolü yapan kişiler, memesinde kitle var olduğu düşüncesi ile endişelenmektedir.
Meme muayenesi için en doğru dönem nedir?
Meme muayenesi yapmak için en ideal zaman, adet döneminin bitiminden 4-5 gün sonraki dönemdir.
Fibrokistler kansere dönüşür mü?
Fibrokistler kesinlikle kansere dönüşmez. Geçmişte hep hastalık olarak bilinen bu yapılar artık hastalık olarak değerlendirilmemektedir. Fibrokistler, memenin içindeki fizyolojik değişikliklerdir. Regl bittikten sonra yumurtalıklardan önce östrojen sonra progesteron hormonu salgılanır. Östrojen meme içinde süt kanallarını genişletir ve dallandırır. Sonra progesteron hormonu da süt yapan hücreleri çoğaltır. Meme içinde hacim artması olur ve memede gerginlik hissedilir. Eğer kadın hamile kalırsa ve o yapılar devam eder, doğumdan sonra süt salgılanır. Eğer kadın hamile kalmazsa o zaman hormonların seviyesi düşer ve çocuk için hazırlanmış olan yapılar rahim içinden atılır. Meme içinde çoğalan hücreler ise eski haline döner. Bu olay her ay devam eder. Bu hücrelerin kaybolması esnasında bir grup hücre kalır ve meme içinde ve bunlar fibrokistik yapıları oluşturur. Bunların arasında kanser gelişebilir ama sebep bunlar değildir. Stres, üzüntü ve sıkıntı durumlarında bunların sayısı artar ve gerginliğe yol açar. Kafein kullanımı, tuzlu, yağlı yiyecekler de bunu artırır. Fibrokistlerin artışı memede ağrıya neden olur.
Fibroadenom kanserleşir mi?
Fibroadenom, uyu huylu bir tümördür. Çevresine kapsülü vardır ve çevreye yayılması mümkün değildir. Bunda meme kanseri oluşma riski normal meme dokusundan kanser gelişme riski kadardır. Çapı arttıkça riski % 1-2 oranında artar. Fibroadenom, soya tüketimi ve doğum kontrol hapı kullanımı nedeniyle bir miktar büyüyebilir ancak kanser yapıcı bir etkisinin olduğu söylenemez.
Hamilelerde meme kanserine karşı düzenli ultrason takibi gerekir mi?
EHamilelerde meme kanseri tanısı konulması zordur. Bu nedenle hamilelerin, ilk aydan itibaren kendi kendine meme kontrolü yapmaları çok önemlidir. İlk aydan itibaren yapılan kontroller, sonraki aylarda ortaya çıkabilecek değişikliklerin erken dönemde fark edilmesine yardımcı olur. Ailesinde meme kanseri olan kadınların hamileliğin 4. Ayında ultrason yaptırmaları gerekir.
Hamilelikte tespit edilen meme kanseri nasıl tedavi edilir?
Hamilelikte ortaya çıkan meme kanserinin tedavisi, hamileliğin ayına göre yapılmaktadır. Eğer ilk üç ay içinde tespit edilirse böyle bir hastada gerekirse gebeliğin sonlandırılması düşünülür. İlk 4. aya kadar meme kanseri tanısı konulan hastalara meme koruyucu cerrahi yapılamamaktadır. Çünkü radyoterapi alması gereken süre gecikir ve bu nedenle mastektomi yapılmaktadır. 4. aydan sonra 9. aya kadar meme kanserli hastalara uygunsa, meme koruyucu cerrahi uygulanmaktadır. Ameliyat sonrasında kemoterapinin de bebeğe hiçbir zararı yoktur. Hasta doğum sonrası radyoterapi tedavisi görür. Genel anestezi altında yapılan ameliyat da bebeğe zarar vermez. En riski dönem hamileliğin ilk 3 aydır, sonrasında bebek bu tedavilerden etkilenmez.
KALİTESİZ MAMOGRAFİYLE MEME KANSERİ ERKEN EVREDE BELİRLENEMEZ
Kalitesiz mamografinin görüntüsü buzlu cam yansıması gibi
Meme kanserinin erken tanısında kaliteli mamografi çok önemlidir. Kalitesiz mamografilerde meme içindeki yoğunluk iyi ayırt edilemediği için, memedeki küçük bir sertlik de fark edilemez. Kanser atlanabilir ve hasta zorlaşan tedavi nedeniyle sıkıntı yaşayabilir. Kötü görüntü veren mamografi ve ultrasonlar buzlu camın arkasından yansıyan görüntü gibidir. Buzlu camın ardında insanın yüzü bile görülemezken, memedeki çok önemli bir tümörün tespit edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle meme kanserinin erken tanısı için rutin kontrollerde dijital mamografiler kullanılması gerekir. Bu teknoloji düşük radyasyon düzeyi ve görüntü kalitesi ile meme içindeki değişiklikleri ve değişim alanlarını çok iyi tespit etmektedir. Meme kanserinin erken tanısındaki mamografik bulgular da iyi filmlerde daha iyi seçilmektedir. Bu değişimlerin kanserleşmeden hemen önceki hali, dijital mamografiler sayesinde yakalanabilir.
Mamografinin kanser oluşumuna etkisi var mı?
Dijital mamografinin radyasyon oranı 10 kat daha az
Mamografinin yararı, zararının çok üzerindedir. Bu nedenle mamografinin verdiği radyasyon asla vücut için bir zarar olarak değerlendirilmemelidir. 1960’lı yıllarda çok yüksek radyasyon oranına sahip olan teknolojilerde 30 sene mamografi ile takip edilen hastalarda mamografinin zararının, yararının çok altında olduğu tespit edilmiştir. Yani bu zarar ihmal edilebilir düzeydedir. Şimdiki mamografiler ise o dönem teknolojilerden 10 kat daha az radyasyon vermektedir. MR’da da radyasyon olmadığı için hastaya herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır.
75 YAŞINDA MEME PROTEZİ İSTEYEN HASTA VAR
Meme kadın için her yaşta önemli
Genç hastalarda meme korunur yaşlı hastalarda meme alınır anlayışı var mı?
Tıbbi olarak böyle bir görüş kesinlikle doğru değildir. Meme, her yaşta kadın için önemli bir objedir. Yaşlı hastaların memesi alınacak diye bir kural ya da böyle bir anlayış yoktur. Uygunsa tümörünün evresi, şekli, biçimi ve yaygınlığına bakılarak 70-80 yaşındaki bir kadının memesi de korunabilir. 70 yaşında gerekli olduğu için memesi alınan ve bu nedenle üzüntü duyan, 75 yaşında ısrarla meme protezi isteyen hastalar vardır.
Meme protezi tedavi sürecine olumlu etki sağlar
Yaşlı hastalara da meme protezi uygulanır mı?
Meme kanseri ameliyatlarında, hasta tıbbi açıdan uygunsa ve risk faktörü yoksa meme koruyucu cerrahi tercih edilmektedir. Yaşlı hastalarda da meme koruyucu cerrahi yapılamıyorsa, hastaya daha sonra isteği doğrultusunda meme protezi uygulanabilir. Memesi alınan hastalara ikinci seneden sonra bazı risk faktörleri ortadan kalktığında yeni meme yapılması önerilmelidir. Çünkü bu durum hastanın iyileşme süreci üzerinde de olumlu bir etkiye sahiptir. Hastaya psikolojik açıdan rahatlatır, kendisini daha güçlü hissetmesini sağlar, memesi alındığı için eşine karşı kendisini suçlu ya da eksik hisseden kadınların kendine güvenini geri kazanmalarına yardımcı olur. Çünkü eşinin memesi alındığı için ondan uzak duran ya da bu nedenle eşini terk eden kişiler de vardır. Meme protezi, hastanın sosyal yaşama adaptasyonunu sağlayarak, tedavi sürecine katkıda bulunur.
Hangi durumlarda meme alınır?
- Meme içinde yaygın tümörleri bulunan, memenin birçok noktasında aynı anda başlamış kanseri olan hastalarda meme koruyucu cerrahiler yapmak mümkün değildir. Bu durumda memenin mutlaka alınması gerekir.
- Hastanın mamografisinde yaygın ve kötü kireçlenmeleri varsa meme kanserinin birçok odakta başlamasına neden olacağı düşünülüyorsa, bu hastaların memesinin alınması planlanmalıdır.
- Daha önce göğüs duvarına radyoterapi yapılan hastalarda, meme koruyucu ameliyat sonrası yeniden radyoterapi yapılması gerektiği için, bu hastalara mastektomi yapılması gerekir.
Meme koruyucu cerrahi yapılabilmesi için…
Memesinin korunmasını önce hasta istemeli
- Öncelikle hastanın memesinin alınmasını istememesi ve meme koruyucu cerrahiyi tercih etmesi gereklidir. Bu hastanın en temel hakkı ve tercihidir. Bu durumda doktorun öncelikli olarak meme koruyucu cerrahiyi düşünmesi gerekir.
- Kanserin bir bölgede olması gerekir. Memedeki tümörün de çok büyük olmaması, meme büyüklüğü ile kanserin orantısının bulunması gerekir. Kanser büyük meme küçükse memenin tümü alınmalıdır.
- Koltuk altı metastazları meme koruyucu cerrahi yapılmasını engellemez